MBA OKULLARI - EPOS OCAK 2021

42 43 Y ENİ yıl yaklaşıyor ve ülkemizde çam ağaçlarını süslemenin, yeni bir yılın başlangıcını kutlamanın Hristiyan geleneği olduğuna dair yaygın bir yanılgı var. Zamansal olarak yeni bir takvim yılına geçmek, bir tür “Hollywo- od etkisi” değildir. Her kültürde farklı şekillerde de olsa, doğal olarak var olan bir kutlama, bir gelenektir. Öncelikle Türklerde yeni yılın ilk günü kabul edilen Nardugan’a bakalım. Eski Türkçe’de nar, güneş; dugan ise doğan demekti. Bu iki kelimenin bir- leşiminden oluşan Nardugan, doğan güneş anlamına gelir. Nardugan, Antik Yunan’da Dionysos Şenlikleri, Roma’da TÜRK MİTOLOJİSİNDE YENİ YIL ise Satürnalya olarak kutlanırdı. Mısır mitolojisine benzer olarak Türk mitoloji- sinde de gece ile gündüz savaş halindey- di. Gündüzün geceyi bu savaşta yendiği, en uzun gece olan 21 Aralık’tan sonra güneşin daha çok görünmeye başladığı, gündüzlerin uzadığı ilk gün olan 22 Ara- lık, Nardugan’dır. “Hayat Ağacı” olarak kabul edilen Ak- çam Ağacı sadece Orta Asya’da yetişirdi. Akçam ağacının dalları gökyüzüne kadar uzanır ve dalları Tanrı Ülgen’e kadar gi- der diye düşünülürdü. Tanrı’dan istekleri- ni bu ağaç altında dilerler ve dua eder- lerdi. Şükran duygularını (Amerikalılar bunu Şükran Günü olarak kutluyor) be- lirtmek için ağacın altına hediyeler koyar, dans eder, şarkılar söyler ve geleneksel Türk oyunları oynarlardı. Dilek dilerken koyun yününden hazırlanan tutamları dallara bağlarlar, ağacı süslerler ve yaşlı- ları ziyaret ederlerdi. Yaşlılar, bu bayramı çocukların ve gençlerin bayramı olduğu- nu söyler, onlar eğlenirken gelecek yılın mutluluk, sağlık getirmesini dilerlerdi. Gelelim Türklerin Nardugan Bayramı nasıl oldu da Noel, Noel Baba, Noel Ağacı olduğuna. Bu kutlamalar Hunlar ile birlikte Avrupa’ya geçip Hristiyanlığın Avrupa’da yaygınlaşmasıyla birlikte Hris- tiyanlar’ı da etkilemiş oldu. Hristiyanlar, Hunlar’ın Avrupa’ya gelişlerinden sonra onlardan bu kutlamayı görerek aldılar. Hz. İsa’nın doğumu ile hiçbir ilgisi yoktur çünkü Hz. İsa’nın da tüm peygamberler gibi doğum günü bilinmez. Noel kutlama H E N N A E C E Y E N E R İ N C E L E M E geleneği, 325 yılında alınan bir karar- la Hz. İsa’yı anmak için kullanılmaya başlandı. İmparator Konstantin, önce İsa’nın doğum günü olarak 25 Aralık tarihini belirledi sonra da 22 Aralık’ta güneşin doğumu için yapılan Nardugan Bayramı’nı İsa’nın doğumu tarihinde olsun diye 25 Aralık’a kaydırdı ve buna da “Noel” dendi. Çam süsleme ise, Türk- lerden çok daha sonra ilk olarak 1605’te Almanya’da görüldü ve oradan Fransa’ya ve diğer Hristiyan ülkelerine yayıldı. Noel Baba’ya gelecek olursak da eski Türk dünyasında “Soğuk Hanı” olarak tanınan Ayaz Ata… Bu yaşlı ve sakallı dede, kışın soğuklarda kimsesiz ve yardıma muhtaç kişilere yardım ederdi. Ayaz kelimesi ya- kıcı soğuk anlamına gelmekte olup Ayaz Ata’nın Türkleri bu soğuktan korumak amacıyla gönderildiğine inanılırdı. Hris- tiyanlar her yıl 25 Aralık tarihinde No- el’i hala kutlarken Nardugan, Türklerin İslam’ı kabul etmesi sonrasında önemini yitirdi ve unutuldu. Bu zor günlerde bir umut ışığına ihtiya- cımız var. Yeni bir yıl, aradığımız umut olabilir. Karamsarlığı bir kenara bırakıp en iyisini ummamız gerek. Zorluklar karşısında pozitif olursak, asla pes et- mezsek elbet bir sabah güzelliklerle dolu bir güne uyanacağız. İşte o gün yeniden birbirimize sarılacağız. Tekrardan güneşi tenimizde hissedeceğiz. Sokakların özle- diğimiz kalabalığında neşemizi bulacağız ve o gün her güzelliğin, en ufak iyili- ğin kıymetini bileceğiz. Tüm dünyadaki olumsuz havaya rağmen sevinçle Nar- dugan’ı karşılayalım ve iyi dileklerle yeni bir başlangıç yapalım. EPOS EPOS

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=