MBA OKULLARI - AYNA SAYI 1

9 Oyun yoluyla arkadaşlık kurma, cinsel rolünü kavrama, hak ve özgürlüklere saygılı olma, paylaşma, kazanma, kaybetme gibi birlikte yaşamanın gereği olan birçok şey çocuk tarafından anlamlı bir şekilde öğrenilip uygulanmaktadır. da ebeveynler oyunu etkin bir şekilde kullanarak, çocuğun bütün gelişim alanlarına aktif katkı sağlayabilir. Çünkü oyun, çocuğun gelişimi için bir ilaç gibidir (Erbay ve Saltalı, 2012). Çocuk, oyunda bağımsız, kendi başına buyruk, kendi dünyasında özgür hareket ederek duygusal rahatlamayı elde eder. Ayrıca oyun yoluyla arkadaşlık kurma, cinsel rolünü kavrama, hak ve özgürlüklerine saygılı olma, paylaşma, kazanma, kaybetme gibi birlikte yaşamanın gereği olan birçok şey çocuk tarafın- dan anlamlı bir şekilde öğrenilip uygulanmaktadır (Tanrıverdi, 2012). Oyunun faydaları Oyunun gelişimsel olarak önemine bakıldığında, çocuğun birçok sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olduğu, kas gelişimini hızlandırdığı, koşma, atlama, yürüme, tırmanma, kayma vb. ge- lişimi ile birlikte; koparma, kesme, tutma, boyama gibi fiziksel ve motor gelişimi açısından birçok beceri kazandırdığı görülmektedir. Ayrıca oyun sayesinde çocukların mutluluk, üzüntü, acı, korku, sevgi, vb. pek çok duygusal tepkilerini kolaylıkla ifade edebildiği, başkalarıyla iletişim kurma, iş birliği yapma, insanlara saygı gösterme ve sorum- luluk duygusu taşıma gibi toplumsal özellikleri de kolaylıkla öğrenebildiği düşünülmektedir. Zihinsel ve dil gelişimi açısından oyun; çocukların prob- lem çözme, mantık yürütme, karar verme, seçim yapma, gördüğünü tanıyıp belleğinde tutma ve keşfetme gibi yeteneklerini geliştirir. Ayrıca, düzene koyma, sıralama, analiz etme gibi zihinsel süreçleri hızlandırır, hayal gücünü artırır. Bununla birlikte öğrendiklerini dile aktaran çocuk, uzun cümleler kurarak sözcüklerle ifade etme yetene- ğine sahip olmaktadır. Kısacası oyun; çocukların her türlü gelişimini destekleyerek, sağlıklı yetiş- melerinde ve sağlıklarının korunmasında önemli rol oynamaktadır (Cinel, 2006). Oyun, çocuğun aynası! Çocuğun, insanın ve hatta tüm canlıların haya- tında büyük bir yer tutan “oyun” un ne olduğu konusunda henüz kesin bir sonuca varılamamıştır. John Dewey oyunu, sonuç gözetilmeyen bilinçsiz davranışlar olarak nitelerken; Huizinga bunu, iste- yerek ve kurallı olarak belli bir zaman ve mekânda yapılan faaliyetler alarak tanımlıyor. Spencer’in gözünde gerekli olmayan artık enerjilerin atılması görünümünü alan oyun; Eibesfeldt’te çıraklığın aktif bir şekli, Groos’da hayatın daha sonraki safhalarına hazırlık, Mitchell ve Mason’da insanın kendini ifade etmesi, Gulick’de de yapılma- sı istenilenin yapılması şeklinde tanımlanıyor. Eflatun’a (İ.Ö. 427-347) göre, Devlet ve Protogo- ros adlı yapıtlarında, çocukların eğitimi için önce ana babaların yetiştirilmesini ileri sürer. Freud, Oyun ciddi bir iştir

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=