MBA OKULLARI - AYNA SAYI 1

8 Oyun ciddi bir iştir “Oyun oynayan çocuğun zamanla olan münasebeti şahanedir zira hiçbir münasebeti yoktur, çocukta bizleri hayran kılan da budur, zamandan çıkış” Erich Kastner O yun ciddi bir iştir. Oyun oynarken ço- cuklar hayal dünyasına, yaratıcılıklarına, bulundukları ortamdan soyutlanıp kendi- lerini tamamen oyuna bırakmaya, dil gelişimine, motor becerilerinin gelişimine, zihin gelişimine yatırım yapmaları dolayısıyla ciddi bir iştir. Oyu- nun eğitimde yer bulabilmesi, eğitimdeki değeri- nin bilinmesi kadar eski değil ne yazık ki. Özellikle Anna Freud oyunun çocuğun kişilik gelişimine çok önemli katkılarda bulunduğunu belirtmiş ve ayrıca çocuğu tanımak; ruhsal uyumsuzluklarını tedavi edebilmek için de oyundan yararlanmak gerektiğini söylemiştir. Oyun nedir? Oyunun ne olduğu ve ne olmadığı konusunda çok eski zamanlardan beri çok değişik görüşler ileriye sürülmüştür. Bütün bu görüşlerin ortak noktası, oyunun çocuk için en önemli uğraş oluşu- dur. (Çalışkan ve Karadağ, 2008). Oyun ile ilgili var olan tüm bu görüşler, oyunun çocuğun hayatında önemli bir yere sahip olduğu- nu ortaya koymaktadır. Öyle ise oyun; çocukların duygu, düşünce ve hayallerini ifade ettiği, çevre- sini tanımasına ve tecrübe edinmesine yardımcı olan, çocuğun her türlü gelişimini destekleyerek, onlar için mutluluk kaynağı oluşturan ve çoğu zaman sosyal yaşamın bir yansıması olarak görü- nen etkinliklerin tümü olarak belirtilebilmektedir (Cinel, 2006) Oyun, temel ihtiyaç Oyun oynamak okul öncesi dönemdeki çocuklar için temel ihtiyaçlardan bir tanesidir. Çocukla- rın, gelişimsel yönden sağlıklı olabilmesi için beslenme, uyku vb. gereksinimleri kadar oyuna da ihtiyaç duyulmaktadır. Bu temel ihtiyacın karşılanmaması veya sınırlandırılması, toplumun çekirdeğini oluşturan çocukların sağlıksız bir şekilde gelişmelerine neden olur. Okul öncesi eğitim kurumlarında öğretmenler ve ev ortamın- Serpil Y. Karagülle MBA Okulları PDR Koordinatörü

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=