MBA OKULLARI - AYNA SAYI 1

“Bugünün gençleri, lüks ve gösteriş düşkünü, saygısız, başkaldıran, geveze ve obur yaratıklardır.” Sokrates (M.Ö. 400) S okrates’in bu cümlesi bir yerde karşınıza çıkmamışsa ve ilk defa burada okuyorsanız genellikle hissedilen duyguya sizler de kapılmış olmalısınız: Şaşkınlık. ‘Nasıl yani, o zamanlarda da aynı şeylerle mi uğraşıyormuş insanlar?’ diyebilirsiniz. Her ne kadar şaşırsak da bu söz bize M.Ö. 400’lerden bu yana yetişkinlerin gençlere, çocuklara karşı bir eleştirme mekanizmalarının mevcut olduğunu gösteriyor. Oysa ne kadar çok şey değişiyor bilim dünyasında. Örneğin; kucağa almanın, dokunmanın, sevgi göstermenin çocuğu şımartmaktan öte zihin gelişimi için ne kadar önemli olduğunu, öfkelenen çocuğun duygusuna girmesine izin verilmesinin stres yönetimine faydasını, zorla yemek yedirilen, giydirilen, sinyalleri görülmeyen çocuğun okul yıllarında kendine güvenine olan zedelenmeleri gibi birçok yeni bilgi var artık elimizde. Ancak pratiğe baktığımızda M.Ö. verilen tepkilerin aynısını veriyor, 2000’li yılların değiştirdiği bilgileri görmezden geliyoruz belki de. Birbirimize alan tutmak, birbirimizi anlamaya çalışmak belki de ihtiyacımız olan şey. Yalnızca çocuklarımızla olan ilişkimizde değil, ilişki kurduğumuz tüm kişilerle alan tutmaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Peki biri için alan tutmak ne demek? Biri için alan tutmak; ihtiyacı olan kişiye ne olursa olsun herhangi bir yargıda bulunmadan, onları değerlendirmeden, yetersiz hissetmelerine sebep olmadan, onları düzeltmeye veya sonucu etkilemeye çalışmadan destek olmaya, onun yolculuğuna eşlik etmeye istekli olduğumuz anlamına gelir. Diğer insanlar için alan tuttuğumuzda kalbimizi açar, koşulsuz destek sunar, yargılamayı bırakırız. İlişkilerimizde duygularımızı söyleyebildiğimizde, adlandırdığımız ve birbirimize alan tutabildiğimizde ilişkilerimize de ‘Ayna’ tutabiliriz. Sağlık ve sevgiyle kalın Serpil Yılmaz Karagülle MBA Okulları PDR Koordinatörü Şaşkınlık

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=